Erken Matematik

  • Matematik Hayatımızın heryerinde ve matematikten başarılı olmak hayat kararlarımızı etkiliyor. Bu sebepten Erken yaşta matematik eğitimiyle alakalı bilimsel bir makalenin giriş bölümünden bir kısmı sizinle payşlaşmak istiyoruz.

    Doğumdan zorunlu eğitim yaşına kadar olan dönemde çocuklarda büyük değişimler gözlemlenir. Okul yıllarının hiçbirinde bu kadar dikkate değer bir bilişsel gelişime rastlanmaz. Bu dönemde çok önemli bir matematik gelişimi meydana gelir. Tüm çocuklar öğrenme için doğuştan gelen isteğe sahiptirler ve özellikle nitelikli eğitimsel ortamlar ve deneyimlerle desteklenmeye ihtiyaç duyarlar. Matematiği öğrenme çocukların merak ve heyecanları üzerine dayanır ve doğal deneyimlerle gelişir. Bu dönemde, çocuklara uygun bir şekilde matematiği öğrenme fırsatları verilirse okula daha hazır hale gelir ya da temel eğitime daha sorunsuz bir geçiş yapmalarına olanak sağlanmış olur (NCTM, 2000).

    Okul öncesi eğitimin amaçları arasında çocuğun bedensel, zihinsel ve duygusal alanlarda gelişimine katkı sağlamak ve çocuğu okula hazırlamak yer almaktadır. Okul öncesi dönemde hem çocuğun gelişimine katkı sağlamak hem de çocuğu okula hazırlamak için oluşturulan eğitim programlarının belli bir bilimsel bakış açısını temele alması beklenir (MEB, 2009; Senemoğlu, 2012). Çocuklarda matematik gelişimi hem Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı’na hem de Vygotsky’ın çevresel uyaranların öğrenme üzerindeki etkilerini açıkladığı Kültürel-Tarihsel Kuramı’na dayanarak açıklanabilir. Okul öncesi dönemde temel kavramların gelişmesine bağlı olarak gerçekleşen matematik algısının gelişiminde bu iki düşüncenin etkili olduğu vurgulanmaktadır. Çocuklarda matematik gelişimi çok karmaşık süreçleri içermektedir. Çocuk toplama kavramının ne olduğu ile ilgili zihninde şema oluşturamıyorsa, daha sonraki matematik süreçleri zihninde oluşmayabilir. Bunun için temel matematik kavramlarının ne zaman ve nasıl öğrenileceği önem kazanmaktadır. Okul öncesi dönemde bulunan çocuklar için eğitim programı hazırlarken, çocuğun belli gelişim dönemlerindeki zihinsel gelişim görevlerini bilmek ne kadar önemli ise, onu bir sonraki gelişim dönemine hazırlamak ta o kadar önemli görülmektedir (Copley, 2000).

    Türk eğitim sisteminde tüm alanlardaki programlara temel teşkil edebilecek bilimsel anlayışı yerleştirebilmek için bireylerin çok erken yaşlarda matematik bakış açısını kavramaları gerekmektedir. Bu bağlamda TIMSS, PIRLS ve PISA gibi uluslararası sınavların sonuçları incelendiğinde, Türkiye’deki çocukların düzeylerinin düşündürücü olduğu görülmektedir. Bu sınavlarda Türk çocuklarının neden başarısız olduğu ile ilgili bazı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalara göre; “…etkinliklerin gerçekleştirilmesi için yeterli zamanın olmayışı, çocukların etkinliklere aktif katılımının sağlanamaması, öğretmenlerin programın içeriğiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmamaları, sınıf mevcutlarının programın uygulanmasına uygun olmaması, teknoloji kullanımındaki yetersizlikler, nitelikli öğretmen yetiştirme, değerlendirme gibi” olumsuz ve zayıf özelliklerin başarı düşüklüğüne neden olduğu vurgulanmıştır

    Kaynak:http://www.jret.org/FileUpload/ks281142/File/01._maide_orcan.pdf